Herşeyi sorgulama derdinden bazı şeylerin ayarını kaçırır olduk.Misal evlilik konusu.Eskiden görücü usulünün var olduğunu hepimiz biliyoruz ama kendi içersinde garip bir hiyerarşisi olan bu sistemin bile şimdiki ergenus ilişkilerden daha sağlıklı olduğu bence aşikar.he bende istemem öyle evlilik ama hepimize sorulduğunda burun kıvırsakta,kimsenin burun kıvıramayacağı konu bir ömür boyu yaşayacağın hayatının kadınını bulmaktır.Eski evliliklerin uzunluğu zorunluluktan,sorgulamamaktan olsada aslında herşeyide çok kurcalamamanın ne kadar güzel olduğunu gösteriyor.:Mesela şuan hepimiz için geçerli olan ciddi bi ilişkideyim abi kavramı en ufak bir ıkınma sıkılmada sonlanması,tahammül sınırlarının kalktığına kanıt.Ay elektriğim kaçtı,ay seni hiç çekemem,ben böyleyim beğenirsen gibi kışkırtıcı tarzlarla zaten bi lişki nereye kadar sürdürebilir.Tamam eyvallah herkesin kişisel özgürlüğü kendi hayat görüşünden ödün vermemesi bi derece mantıklıda birliktelik dediğin olayda ortak paideler etrafında birleşmek değilmidir diye sorarım bende..Mesela 2 yıllık bi birliktelikte aman herşey monotonlaştı hala seviyorum ama işin içinden çıkamıyorum triplerine bayılıyorum.E arkadaş ilerde evlendimmide aynı dertlerle karşılaşıncada olmuyo arkadaş ben kaçar diyerek terki diyar mı eyleyeceksin.Nese konuya yanlış yerden daldım.Benim asıl taktığım şimdiki evliliklerde sözleşme yapılması.Benim bildiğim evlililik birbirini seven doğal olarak güvenen iki insanın beynen vücuden birleşmek istemesidir.Hayatta ne olucağı bilinmez ben yinede geleceğimi garanti altına alıyım fikrine saygılı olmaya çalışsamda olmuyor arkadaş.Bu düşünceyle yola çıksam mesela benim aklımda hep sözleşme olur.Ulan ayrılsak neleri kaptırıcam karımda neler kazanıcam diye şeytan arada bir dürterek düşündürtür.E ordada işte güven eksikliği başlar.Sözleşmeli evlilik nedir mesela.O sözleşmeye ne madde koydurulur.Beni tatmin edemezse ayrılırım,haftada en fazla 2 kere beraber olurum ondada en fazla 4 postaya müsade ederim gibi şeyleri koydurduğunu düşünsene.Bu bildiğin futbolcu sözleşmelerine benziyo.Hatunu bonservisiyle transfer etmişsin gibi geliyor.sözleşmeyi atıncada akşam maça çıkıyosunuz yani sevişiyosunuz.Sözleşmenin verdiği baskıyla ne kadar performans gösterirsin maçta.Ben o kadının gözlerine bakarken elimden giden yalıları katları düşünürm ki allahtan yok.Zaten genelde bu olaylar sosyetik evliliklerde oluyor ama yakındır bizim tabakalarada sıçraması.şimdi hepimiz çok kaprisliyiz zaten yani osuruktan tahriş oluyoruz.Karınla yenek yiyosun tartışıyosun,telefonda masanın üstünde duruyor yani avukata uzaklık bir arama mesafede.Herşey yolunda giderken haydaa kavga ettik ben dayanamıyorum boşanalım diyoruz.Nese bu konulara geçiyim.diğer ifrit olduğum konu derdin olupta anlatamamak yada dinletememek.Mesela sevgilini aldatırken basılırsın orda hayatım açıklayabilirim gibi kazma açıklamalara girmeye gerek yoktur ama normal bi zamanda hemen herşeyi yanlış algılayan bizim jenerasyonda atlaman gereken bi cümledir hayatım anlatabilirim yada bi dinlesen gibi.Karşı tarafında neyi dinleyeceğim yaaaa veya neyi açıklıyacaksın..Yahu arkadaş bi bırakta hangi taraf aciz durumdaysa bi açıklasın bi konuşun tartışın.Tartışmaktan korkar olduk.Halbuki tartışmadan ne kadar birlikte olabilir ki bir insan.Sonuç olarak ilişki dediğin şey herkese göre görecelide olsa bana göre mutlu olmak içindir.Onun için oyunlar oynamaya birbirinin üstünde satranç oynamaya gerek yok.Ne kadar basit yaşarsak ne kadar basit saf sevişirsek o kadar uzun birlikte oluruz.Beklentilerimizi yüksek tutarsak alıcağımız zevkde o kadar az olur.Ne sen karını bir ömür boyu porno çekecek insan olarak görüceksin,ne karın seni üzerinde taktik yapılcak futbolcu gibi ergen bi ilişkiyle algılayacak.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder