2 Aralık 2009 Çarşamba

''futbol asla sadece futbol değildir''



Haksız kazanç,emek gibi kavramların tartışıldığı belki de en büyük başlıktır futbol.Kadınlar veya yaşlılar hep bir topun arkasında koşturan adamların saçmalığı teziyle savunur futbolun onlarca gereksizliğini.''O kadar parayı bana mı kazanıyorlar''da bir diğer ünlem işaretidir.Fakat günümüzde bu vurgulamalar haklılığını artık kaybetmeye başladı.Koca koca insanlar tvlerde saatlerce tartışıp,memleket meseleleri gibi sadece bir maçın tüm detaylarını konuşabiliyor.Herhangi bir siyaset programı ne kadar ciddiyetle izleniyorsa,aynı şekilde bu programlarda kendilerine yer bulabiliyor.Dünya tarihi konularının içersine artık futbol tarihide katılıyor.Bu da bize ayrı bir kültür ve entellektüel donanımın gerekliliklerini sunuyor.Eskiden futbol konuşmak mahalle ağzına veya kahve sohbetlerine girerdi.Ama günümüzde başbakan dan tut da memleketin en ücra köşesindeki adam bile aynı konudan bahseder oldu.Futbol terimleri hayatımızdaki sıfat tamlamalarının yerini alır oldu.Bir kızın erkekçe mağrur kendince mağdur kaldığı pozisyon veya durumlara frikik,lafı cevaben yapıştırmaya gol,zorlukların üstesinden gelmek yada yenilmemekle ilgili durumları çalım kelimeleriyle ifade eder olduk.Aslına bakılırsa bir futbol topunun bu kadar insanı peşinde koşturabilmesi gerçekten ilginç bir durum.Fakat o olmasaydı hayatımızda büyük bir boşluk olacağı da apaçık ortadadır.Hİç kimse demesin ki futbol olmasaydı başka birşey onun yerini doldururdu diye.Burda dikkat edilmesi gereken futbolun kendisi değil onu uygulayan insan kavramıdır.Herşey de biz insanoğlu varolduğu için olduğuna göre futbolda bizi hayata bağlayan araçlardan biridir.Toplumun yansımasıdır.Hayat ne kadar basit se futbolda o kadar basittir.Herkese kapısı açıktır.Herkes ingilizce konuşamaz ama herkes futbolca konuşabilir.Şöyle bir geriye bakıldığında savaşlar ve FUTBOL dışında hangi olay ve durumların insanları biraraya getirebildiğini görebilirsiniz ki.Boşuna araştırmayın çünkü bulamazsınız.Evet,günümüzde futbolla ilgili çok komplo teorisi üretilebilir.İnsanları uyutmak için kullanıldığından tut da,kapitalist düzenin çarklarını döndürmek için bir endüstri haline getirilmesine kadar.Belkide bunlar komplo değil gerçeğin ta kendiside olabilir fakat herkesin savunduğu gibi avrupa da bir insana Türkiye sorulduğunda çarşaf ve dansöz dışında söyleyebildikleri tek reel şey Galatasaray veya futbol milli takımımızsa hangimiz diyebiliriz ki futbol sadece futboldur diye.Bu bizim bir eksiğimiz veya tanıtımdan doğan zaafiyetimiz olabilir.Ama dediğim gibi futbol hayatın yani toplumun yansımasıdır.İngiltere,İtalya,Almanya gibi sanayi çarklı ülkelerde kendi toplumları gibi futbolda bir bilinçtir.Çocuklar küçük yaşta evlerinden alınıp oynayacakları mevki doğrultusunda yetiştirilirler.Savunmaysa defans,hücumsa forvet,liderlikse ortasaha gibi.Çocuk kendi işini öğrenir çünkü artık o mevkisini bilmektedir.Fakat bizde her çalım atabilen ve mahallede iki taş arasına kurulan kalelere bir maçta 20 gol atabilen çocuk futbolcu olur.Oda şanslıysa.Çok çalışmak Avrupa ya,çok yetenek de bize özgüdür.Bİzde herkes heryerin adamı,onlarda herkes bir yerin adamıdır.Bütün işlerimizde de böyle değil midir.Kim kaleye geçmek ister ki halı saha veya mahalle maçında.Onun için mevkisiz yaşarız hayatı.Bizi ayıran özellikler de budur onlardan.Yoksa hala toplumca sığınmazdık tek başarılık olayların arkasına.Gelişmiş ülkelerde süreç varken bizde sadece durum vardır.Bu da bizim toplumumuzun günlük yaşadığını gösterir.Biz bir dünya üçüncülüğünün veya UEFA kupasının arkasına sığınırken finalde oynadığımız takım o finali zaten 20 kere oynamıştır.Yani AN ı kurtarmışızdır.Futbol geri kalmış ülkelerin değil gelişmiş ülkelerin oyunudur.Geri kalmış ülkelerde ruhu;gelişmiş ülkelerde de parayı temsil eder.Bu böyle olmasaydı A.B.D futbola en fazla yatırım yapan ülkelerden biri olmazdı şu an tarihiyle.Kısacası herkesin kendince çıkaracağı bir pay vardır futboldan.Kimi ruhunu ifade eder kimi gücünü.Onun için kızmamak gerekir bu kadar çok para kazanmasına futbol adamlarının.Onları da bir aktör gibi görüp insanları mutlu etmeye çalışan emektar insanlar olarak değerlendirelim.Onlar bizi sevindirsin onlar bize hayatın aslında ne kadar basit olduğunu göstersin.Bu işin bir kerameti olmasa ne CHE motoruna benzin koyup karnını doyurabilmek için yolunun üzerinde mola verdiği bir köyün takımının kaleciliğini yapardı,ne Türk askeri 1.Dünya Savaşı nda İngiliz askerleriyle savaş arasında birbirleriyle top oynardı nede günümüzde birbiriyle yüzyüze gelemeyen ülkeler birbirleriyle maç yapıp aynı masada oturup meselelerini çözmeye çalışırlarve aynı tribünde maçlarını izlerlerdi..Ve belkide hala konuşabildiğimiz Maradona lar,Pele ler,Zidane lar,Hagi ler olmazdı..Onun için ''Yeni Sinemacılar''ında deyimiyle ''hayat,futbola fena halde benzer''

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder